Trabzon Trabzon°C
  • 01.11.2015
Mustafa Nuri Sungur

Mustafa Nuri Sungur

17-25 Aralık Tecavüz mü Zina mı?

Yolsuzluk iddiaları hala gündemdeki yerini koruyor. AK Partiyi ve özellikle Recep Tayyip Erdoğan’ı yıpratmaya yönelik bir girişim olarak varlığını sürdüren ve bizlere de sürekli sorulan ‘Yolsuzluk’ iddiaları hakkında kabul edersiniz ya da etmezsiniz benim de söyleyeceklerim var. Bu karar sizlerin takdirine kalmış…

Öncelikli olarak şunu belirtmek isterim; Hırsızlık dinimizde büyük günahlar arasındadır. Kanunlarımızda da suçtur. Yani hiçbir şekilde hırsızlığı falan destekleyecek veya buna göz yumacak değilim. Hiçbir suçu hiçbir şekilde kimsenin meşrulaştırmaya hakkı yoktur. Sırf birilerini memnun etmek için de birilerine hırsızlık iftirası atacak da değilim.

Bundan yaklaşık 3-4 yıl önce TÜRKSESİ Gazetesinde çalışıyorum. Bir haber geldi; Gümüşhane’de Ziraat bankasıydı yanlış hatırlamıyorsam. O bankanın şube müdürü Cuma günü mesai bitimine beş dakika kala kendi şahsi hesabına 2-3 trilyon gibi yüklü miktarda para aktardı. Sonra hesaplar kapandı adam vakit kaybetmeden daha önceden aldığı uçak bileti ile hemen yurt dışına kaçtı. Pazartesi olduğunda müdürün gelmeyişi dikkat çekmeye başladı. Ardından hesabına yüklü miktarda para aktarıp ülkeyi terk ettiği anlaşıldı. O adama hala ulaşılamıyor?

Şimdi Halk Bank Genel müdürü konusunda böyle bir iddiayı duyunca ben hiç inanmadım. Çünkü şube müdürünün neler yapabileceğini bildiğim için bir genel müdürün o kadar aptal olmadığını düşünüyorum. Eğer o adam hırsız olsaydı şuan o çaldığı paralar ile kayıplara karışmış olurdu. 17-25 Aralık’ta yaşananları bir kumpas ve darbe girişimi olarak değerlendiriyorum. Dolayısıyla o gün basına yansıyanların gerçekçi olduğunu düşünmüyorum. Geçmişteki Fadime Şahin’ler Müslüm Gündüzler geliyor aklıma! Hepsi senaryoymuş…

Şurada hem fikiriz Bakanlar Yüce Divanda yargılanmalıdırlar mı? Evet Yüce divana gidip aklanmaları gerekmektedir. Kimsenin üzerinde leke kalmasın kimsenin aklında şüphe kalmasın. Zaten muhalefet yüce divan çoğunluğunu elinde bulunduruyor. Peki diyeceksiniz ki tamam yargılansınlar diyorsun da neden o gün yargılansınlar demedin diye soracak olursanız? Ben o günde yargılansınlar dedim bu günde yargılansınlar diyorum. Ama bir şartım var! Önce kumpas çözülsün!

Bu olayı acıklı bir canlandırma ile şöyle izah edebilirim. Ortada ‘Paralel Yapı’ tarafından Devletin varlığına tecavüz var! Muhalefet tecavüzü görmezden gelerek zina yaptılar diyor! Hiç kimse ilişki yok diyemiyor. Fakat olay topluma zina gibi gösteriliyor. Muhalefet tecavüzcüyü koruyor! Böyle bir durumda siz Başbakan veya Cumhurbaşkanı olsaydınız ne yapardınız? Önce tecavüzcüyü mü cezalandırırdınız yoksa zinaya inanıp kumpası görmezden mi gelirdiniz?

Önce 17-25 Aralık kumpasının çözülerek kumpasçıların Devlet yapısı içerisinden ayıklanması ve yok edilmesi gerekmektedir. Sonra ‘Yolsuzluk’ iddiaları nerede yargılanırsa yargılansın. Ha şunu da eklemek gerek; Şimdi bu kişiler yarın yüce divanda yargılansalar ve aklansalar siz bunu kabul edecek misiniz? Bende bu konuda da birçok insana güvenmiyorum. Yüce divan diye ortalığı ayağa kaldıranlar o kişiler yüce divan kararına da saygı duymayacaklardır!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Genç Duyu Medya