Trabzon Trabzon°C
  • 01.11.2015
Mustafa Nuri Sungur

Mustafa Nuri Sungur

Doğu-Batı Savaşı ve Türkiye

Bir önceki yazımda Suriye merkezli Ortadoğu’da yaşanan olayları ‘Dar Alanda  Dünya Savaşı’ konu başlığı ile değerlendirmiştik. Kuzey Irak Enerji koridorunun kontrol altına alınma gayesi ile bölgede Kürtler üzerinden oluşturulmaya çalışılan koridor önceki gün DAEŞ (IŞİD) terör örgütü tarafından yarılmaya çalışıldı. Buradan şunu net şekilde anlayabiliyoruz; DAEŞ terör örgütü Kürt koridorunu istemiyor veya Kürtler üzerinden bölgede yeni bir acıtasyon senaryosu kurgulanıyor. Dolayısıyla Kobani’ye saldırmasını bu şekilde değerlendirebiliriz ve en son Kobani’ye saldırı yapıldığında Türkiye karışmıştı. Bakalım şimdi zaman nasıl işleyecek.

DAEŞ gökten zembille bölgeye inmediğine göre demek ki birilerinin amacına yönelik eylemler yaparak kime hizmet ediyorsa onun haritasının çizilmesi için mücadele ediyor. Bölgede enerji koridoruna sahip olmak isteyen farklı ülkelerin varlığını gözlemlememiz mümkün. DAEŞ’in yapısını hisseli bir organizasyona benzetecek olursak her parçası bir yerlere zarar verip bir yerlere fayda sağlıyor. DAEŞ’teki bütün hisselerin ortak çıkarı Türkiye’nin güç kaybetmesi olduğu için en büyük zararı Ülkemize veriyor. Yani DAEŞ daha çok İslam dinine ve Türkiye’ye zarar veriyor. Fazla teferruata girmeden baktığımız zaman İran buradaki enerji koridorunun Kürt merkezli olmasından rahatsız. Aynı şekilde bu koridorun ABD kontrollü Kürtlerin elinde olmasından İngilizler de rahatsız. Rusya bölgedeki enerji kanalının kontrolünün ABD’ye geçmesinden rahatsız. Arabistan Rusya ile yakınlaşarak bölgedeki tavrını belli ediyor. Bölgeyi satranç olarak değerlendirirsek; Planlar çok, oyunlar çok, oyuncular çok…

Türkiye’nin tavrı ise bölgedeki enerji kaynaklarının kontrolünün kendi elinde olmasını istiyor. Zaten enerji koridorunun kontrolü Türkiye’nin eline geçmişti ki; Hatırlarsınız Türkiye 17-25 Aralık Operasyonlarını  yedi. Kuzey ırak petrollerinin Mersin üzerinden Dünya’ya aktarılması ve paralar girdilerinin de Halk Bankta tutulma anlaşmasının ne ile sonuçlandığını hepimiz iyi biliyoruz. Yani enerji koridoru Türkiye’nin kontrolüne geçmişti ve bölge halkına yapılan anketlerde bölgedeki Kürtlerin büyük çoğunluğu Türkiye’ye bağlanma isteklerini belirtmişlerdi. Türkiye bölgede büyüyordu ve engellenmeliydi. Yaşanan gelişmeleri hepimiz hatırlıyoruz. Dolayısıyla şunu kesin olarak dile getirebiliriz; Bugün bölgede Türkiye’nin ilerleyişi engelleniyor.

Bölgeye biraz daha yukardan baktığımızda küçük noktaları yok yasarsak belirgin olarak Doğu-Batı savaşı fotoğrafı görülüyor. Avrupa-ABD merkezli batı ülkeleri ile Rusya ve Çin merkezli Doğu ülkelerine karşı karşıya piyonlar üzerinden sürekli savaş halindeler. Dünyanın merkezinde ise Türkiye var. Daha önce söylediğimiz gibi Türkiye artık ‘Dengelerin Gücü Değil Güçlerin Dengesi’ oldu. Bu yüzden Türkiye hangi tarafa gitse dünya o tarafa dönecektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Genç Duyu Medya