Trabzon Trabzon°C
  • 01.11.2015
Mustafa Nuri Sungur

Mustafa Nuri Sungur

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Büyüyor!

Her zaman şöyle derlerdi; “Devlet hep 18 yaşındadır.” 18 yaşında olmak bir avantaj mıdır? Tabi ki değil. Daha tecrübeli ve bilge olmak gerek. Bugün görüyoruz ki Devlet büyüdü artık! 18 yaş sendromundan kurtulduk ve büyük bir devlet olma yolunda ilerliyoruz...

Daha önceki yazılarımızda dünyadaki enerji trafiğinin kontrolü konusunda Suriye, Irak ve İran merkezli ve dünya devletlerini ilgilendiren yeniden şekillenmelerin yaşandığını ve perde arkasında güçlerin çatıştığını yazmıştık. Bölgede her geçen gün yeni olaylar ve yeni gelişmeler yaşanıyor. Bölgedeki gelişmeler öyle hassas ki güçler dengesi birazcık yerinden oynasa ‘Dünya Savaşı’ çıkar! Bu yüzden artık bölgenin en etkin gücü olan Türkiye de doğrudan bölgeye temas etmeye başladı. 

Türkiye’nin bölgeye operasyon yapması özellikle zamanlama açısından çok akıllı ve doğru zamanlı bir hamle olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye İlk önce operasyonun olgunlaşmasını bekledi. Operasyon ortamı olgunlaşınca gerekli hamlelerini yaptı ve Dünya kamuoyundan da yeterli desteği aldı. Dış devletlere baktığımızda birçok büyük devlet desteğini açıkladı. İç siyasette ise muhalefet mecburiyetten hiçbir şey diyemiyor. Sadece açık yakalayıp çamur atmaya kalkıyor! 

Bir Taşta Çok Kuş!

Türkiye yapmış olduğu bu operasyon hamlesi ile adeta bir taş ile çok kuşu vurmuştur. Türkiye’nin içerde ve dışarıda özellikle güvenlikle alakalı suçlandığı iki konu vardı. Hükümet, Türkiye basınında ve iç siyasette de MHP ve türevleri tarafından PKK’ya göz yummakla suçlanıyordu. HDP, CHP ve türevleri tarafından da DAEŞ’e destek olmakla suçlanıyordu. Biraz daha yukarıdan baktığımız da ise bu saydıklarım tarafından Hükümet sistemli şekilde sağlı sollu suçlanarak itibarsızlaştırılmaya çalışılıyordu. Bugün gelinen noktada ise hepsinin boş konuştuğu ve iftiracı oldukları yapılan operasyonlar ile gözler önüne serildi. Her zaman olduğu gibi! Yani yapılan bu operasyon hamlesi herkesi sesini kesmesine sebep olmuş, sesini kesmeyenlerinde kötü niyetlerini su yüzüne çıkarmıştır! 

Eğer Türkiye sadece PKK’ya vursaydı veya sadece DAEŞ’e vursaydı her haliyle bu işten zarar görecekti. Öyle bir kıvamına getirdi ki her ikisine de vurdu. Hiç kimse böyle bir hamle beklemiyordu. İşte bu diplomatik bir başarıdır. Artık DAEŞ ile PKK aynı kefede! Ve dünya devletleri Türkiye’ye destek açıklamaları yaptı. Yani uzlaşarak vurdu. Bu operasyon herkesin işine geldi en çokta Türkiye’nin…

Fırsatları Değerlendirmek ve Fırsatçılık!

Fırsatları değerlendirmek ile fırsatçılık birbirinden çok uzak ve farklı anlamdadırlar. Seçim öncesi ve seçim sonrası yaşananlara ve gelişmelere baktığımız da Türkiye’deki muhalefet partilerinin neredeyse tamamının fırsatçı olduğu gözler önüne serilmiştir. İktidar partisi de her zaman olduğu gibi fırsatları çok iyi şekilde değerlendirmeye devam ediyor. 

CHP Genel Başkanı Hürriyet Gazetesine açıklama yapmış: “Elimizi Taşın Altına koyarız” diyor. CHP’de net şekilde görüyor ki bu süreçte uzlaşmazlığın ve belirsizliğin kaynağı olan önümüzdeki seçimlerde kayıp yaşayacaktır. CHP elimi taşın altına koyarım diyerek uzlaşmazlığın kaynağı olarak görünmekten korkuyor. Çünkü her halükarda zararını görecek fakat gerçekte ise uzlaşmaya hiç yanaşmıyor. Dayattığı 14 madde ile ancak erken seçim taşının altına elini koymuş olur. CHP’nin kimseyi kandırmasına lüzum yok. Yapılan fırsatçılık gözler önündedir. 

MHP’de de durum farklı değildir. Sadece fırsatçılığın şekli değişmiştir.     MHP,  A alan AK Parti düşsün sürünsün çıkmaza girsin son çare gelsin % 16’lık MHP’nin kapısına sığınsın ve desin ki; Ne olur kurtar bizi MHP! Bu yüzden sürekli kapıları kapatıyor ve erken seçimden avantajlı çıkabileceklerini hesap ediyorlar. Böyle bir strateji mi olur diyeceksiniz? Oluyor işte… Buna da fırsatçılık deniyor galiba?

HDP de başlı başına bir senaryo zaten… HDP, özellikle son dönemlerde Küresel düzenin Türkiye’nin iç işlerine müdahale edebilme araçlarının en önemlisi haline geldi. Hepsini topladığımızda ise sonucun acı tablosu şu: Muhalefet partilerinin neredeyse hepsi farklı yöntemler ile güya siyaset yapayım derken aslında ülkeye zarar veriyorlar. 

Milli Birlik Ruhuna İhtiyacımız Var!

Bütün yaşanan bu gelişmelerin ardından Devletimiz net bir karar almış ve her koldan ve her türlü teröre karşı aktif şekilde mücadele etmektedir. Devletimiz PKK’ya karşı, Paralel Yapıya karşı, DAEŞ’e karşı,   DHKP-C’ye karşı  ve bunlar gibi bir çok terör örgütünün kökünü kazımaya kararlıdır. Ülkemizin asırlaşmasına ramak kaldığı bu yıllarda arınarak yeni yüz yılımıza çıkma mücadelesinde bütün ülke insanları olarak aynı safta yer almalıyız. Şehitlerimiz var, gazilerimiz var ve mücadele devam ediyor…  Bütün siyasi kaygıları bir kenara bırakarak terörün kökünü kazımaya ihtiyacımız var! Milli birlik ruhu ile büyüyen ve dünyada söz sahibi olacak olan ‘Büyük’ Türkiye’yi hep birlikte inşa edebiliriz. Doğal şartların da ülkemizin büyümesine ortam hazırladığı bu günlerde hiçbir şekilde ülkemizin büyümesinin ve gelişmesinin önünü tıkamamalıyız. Devletimiz 18 yaşını aştı ve büyümeye devam ediyor!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Genç Duyu Medya